Jesus Almeyda 19 November @ 04:41 AM EST
"Yaşı 55'i aşmış benim kuşağım için dün bir çağ yırtıldı, yeni bir çağ dokunmaya
başlandı galiba... Benim kuşağım Macaristan galibiyetini bir 32 yıl Türk futbolunun en doruk
başarısı olarak bir aşılmaz servet diye taşıdık. Dünkü Galatasaray sonucundan sonra
artık gönlümüzdeki Macar şatosunu yıkıp yerine bir sarı-kırmızılı saray yapmalıyız.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 19 November @ 04:18 AM EST
2002 yazının başında tüm okul ahalisi toplanmış Fransa-Senegal maçını izlemiştik.
Maçtan önce Henry ve Zidane hayranı, o kupada Fransa'yı destekleyeceğini söyleyen çok
arkadaş vardı okulda. Lakin maç başladıktan ve Senegal'in mücadelesini ve karşılık olarak
Fransızların kendilerine has kibirlerinin sahaya yansıdığını görünce maçı izleyen
güruhun tamamında ibre Senegal'e kaymıştı.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 17 November @ 06:04 AM EST
Jesus Almeyda 14 November @ 03:30 PM EST
Emad 95'te kafayı vurdu Mısır'da zelzele oldu. Rivayetlere göre aynı şiddette Cezayir'de de
hissedilmiÅŸ.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 14 November @ 02:28 PM EST
Spor medyasına haklı olarak çok yükleniyoruz ama yine de son 20 yılda futbolumuz ile birlikte
spor basını da iyi-kötü bir evrim geçirdi. İlk küpürümüz 13 Kasım 1984'ten.
Fotoğraftaki abla Diyarbakır'lı ünlü falcı "Gülizar Bacı". Milliyet kendisine maçın skoru
ile ilgili kehanetini sormuÅŸ.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 13 November @ 09:44 AM EST
Jesus Almeyda 09 November @ 06:22 AM EST
Yazının başlığı "14. Yılın Dün'ü". 14 yıl sonra gelen Galatasaray şampiyonluğunun
tescillendiği Gs-Eskişehirspor maçının ertesinde 8 Haziran 1987'de İslam Çupi tarafından
kaleme alınmış. Bir şampiyonluk sevinci ancak bu kadar güzel tasvir edilebilir. Ama 22 sene
sonra bizlere verdiği mesaj bu güzellemeyi ezeli rakip ile sembolleşmiş bir spor adamının
dile getirmiş olmasıdır.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 08 November @ 05:02 PM EST
Yılın maçı ödülü varsa bir numaralı adayımdır bu akşam oynanan Lyon-Marsilya maçı. Bir
maçın her anı bu kadar adrenalin barındırmaz normalde. Maçı ilk 15, son 15 ya da 30-60
arası diye bölmek haksızlık olur. Her saniyesi heyecan dolu basketbol maçı tadında bir
futbol müsabakası oldu.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 06 November @ 02:30 PM EST
Ben gönderdim sağolsun Dutchman da "Strange CM Happenings" kısmında yayınlamış. 7-1 gibi
efsanevi bir derbi zaferinin ardından maçın ertesinde yapılan "Team of the Week" seçimine
fazla sayıda oyuncu sokmak normal bir durum. Lakin tüm maç boyunca kaleye gelen tek şutu içeri
alan Leo Franco ve onun önünde tüm maç boyunca hiç iş düşmeyen defans oyuncuları da dahil
tüm takımı kadroya alması daha önce başıma hiç gelmemişti.
Click to continue reading...
Her defasında futbolu Arsenal'de bırakmak istediğini söylüyor Henry. Ama son yıllarını
Boca'da geçirse Boca-River derbisinde golünü atıp Bombonera'yı yıksa! Yapsa, etse...
Click to continue reading...
Derbilerin ardından hakemin konuşulması meselesi karpuzun içinde çekirdek olması kadar doğal
bir durumdur benim nazarımda. Hakem'e kişisel saldırılar yapılmadıktan sonra az ya da çok
dünyanın her yerinde ve her dönemde yapılmıştır bu eleştiriler. Ali Aydın, Ahmet Çakar,
Cüneyt Çakır ve Cem Papila hep bir tarafın düşmanı diğerinin uşağı olarak
sıfatlandırılmış medya ve futbol kamuoyu tarafından.
Click to continue reading...
Atletico Nacional-River Plate arasındaki Copa Libertadores maçında Higuita'nın attığı frikik
golü turnuvanın efsanevi golleri arasına girmişti. Higuita renkliği imajı ve çılgınlık
derecesinde aldığı riskler ile Kolombiya'da kaleciliği gençlerin oynamak istediği bir mevki
haline getirmiÅŸ bir fenomendi.
Click to continue reading...
18 Aralık 1960'ta oynanan GS-FB derbisinde Metin Oktay maçın hakemi Semih Zoroğlu'na takım
arkadaşı Ergun'un oyundan atılması üzerine verdiği tepki böyle. O tepkiye kadar maçta 2
golü bulunan Metin 2 gol daha atarak derbide attığı 4 gol ile Galatasaray tarihine geçmişti.
Fenerbahçe'nin o maçtan 19 sene önce aldığı 6-1'lik skordan sonra gelen bu 5-0'lık maç
tarihin en unutulmaz derbileri arasına girmiştir.
Click to continue reading...
Sky Sports Magazine'den Alex Ferguson'un tedrisatından geçmiş eski futbolcu yeni teknik adamlar
kolajı. Alex Ferguson'un dünya futboluna katkısını farklı bir biçimde ele almışlar.
İsimlere tek tek bakınca dudaklar uçukluyor. Alex Mc Leish, Gordon Strachan, Steve Bruce, Roy
Keane, Bryan Robson, Mark Hughes, Paul Ince, Darren Ferguson, Henning Berg ve Laurent Blanc
listenin ilk akla gelen isimleri.
Click to continue reading...
Yugoslavya'nın dağılma sürecinden hemen öncesinin, eski Yugoslavya ekolünün ürettiği son
kadife ayaklardandı Dragan Stojkovic. Şampiyonlar Ligi 1984'de 19 yaşındayken Avrupa
Şampiyona'sında efsane Yugoslavlar'ın kadrosundaydı. 16 yıl sonra 35 yaşındayken de Euro
2000'de parçalanmış Yugoslavya'nın kadrosundaydı.
Click to continue reading...
- Milli Takım hocası mümkünse medyamızın istediği gibi "Türkiye'yi ve şartlarını bilen"
bir hoca olmasın. Yabancı gelse tanışlardan fazla zarar vermez bundan sonra.
- Yazın başında Cruyff istemiştim Rijkaard gelmişti. Şimdi de totem misali Cruyff isteyelim
belki Hiddink gelir.
Click to continue reading...
"Beckham's award is like Obama winning nobel Prize!" Fabio Capello
Capello'nun İngiltere-Belarus maçında performansıyla "Maçın Adamı" ödülü kazanan Beckham
hakkında Obama göndermeli yorumu. Capello bu ödülü Obama'nın ki gibi haksız (!) ve yersiz
olduğunu ima etmiş. Beckham'ın iyi oynadığını ama ödül alacak kadar oyunu domine
etmediğini söylemiş İtalyan hoca.
Click to continue reading...
Avrupa'nın neresinde olursak olalım teknik direktörlerin, futbolcuların ve yorumcuların
ağzından Avrupa kupası'ndaki nispeten zayıf rakipler yorumlanırken her daim duyduğumuz bir
cümle vardır. "Avrupa'da artık büyük-küçük takım ayrımı kalmadı. Mücadele etmeden
kazanmak imkansız!
Click to continue reading...
Liverpool'un efsanevi teknik direktörü Bob Paisley'nin 20 Ekim 1976'da Avni Aker'de Trabzonspor'a
karşı 1-0 kaybettiği maç sonrası yaptığı açıklamalar. Bir yandan maç öncesi buraya
kendi gelmeyip yardımcısını göndermeyi düşündüğünü söyleyecek kadar kibirli öte
yandan favori olarak çıkıp farklı bir yenilgiden kıl payı kurtulduğu maçtan sonra
"Deplasmandaki 1-0'lık sonuç alınabilecek en iyi skor" diyebilecek kadar sivri dilli.
Click to continue reading...
2 Haziran 1992. Florya Metin Oktay tesislerinde Futbol şube sorumlusu Adnan Polat takıma iki
genç futbolcuyu katarken kulüp tarihinin ve ülke tarihinin en efsanevi kadrolarından birinin
temellerini attığının farkında mıydı acaba? Gazetenin deyimiyle genç futbolcular Bursa'lı
Hakan ve Konya'lı Suat Galatasaray'ın ilk transferleri olmuşlar 1992-93 sezonunda.
Click to continue reading...
Di Stefano, Puskas, Matthews, Grande Torino'nun boğaları ve görüntülerini izleyemediğimiz
diğer büyük futbolculara saygıda kusur etmeden, bir şekilde (VHS-Cd-Dvd-Canlı Yayın)
izleyebildiğim oyunculardan en iyi 5'ini sıraladım. Maradona niye aşağılarda diyenler için
Barcelona macerası ve İngiltere'ye elle attığı kalleşçe gol gibi etkenlerin buna neden
olduğunu söyleyebilirim.
Click to continue reading...
İngiliz futbol kültürü ile diğer ülkeler arasında oyuna ve oyunun aktörlerine bakış
açısından çok fark var. Hele ki Türkiye'de ki algılayış ve İngiltere'deki arasında bu
fark iyice açılıyor. Bizim yerin dibine soktuğumuz futbolcu ve antrenör gibi oyun aktörlerine
İngilizler saygıda kusur etmiyor.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 28 September @ 07:31 AM EST
"If scoring a goal is comparable with having sex, then the Brazil 1982 side are the greatest porn
you will ever see!" Rob Smyth(Guardian Blog)
Özellikle İngiliz takımları için belden aşağı (Tecavüzcü) benzetmeler yapan Ahmet Çakar
ve konunun pir'i Erman ToroÄŸlu (Åženol'un annesi vs.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 25 September @ 07:48 AM EST
Gerek medyada gerekse de sanal alemde "En iğrenç" ve "En güzel" forma temalı yazılar bolca yer
bulur. Bu konuda benim de bir adayım var. Yer Grünwalder Stadyumu tarih 1967. Maç öncesi
seremonideki takım Bayern Münih. Formalardaki renk seçimi ise oldukça enteresan. Vişne
kırmızısı forma altında çingene pembesi şort ve vişne kırmızısı çoraplar.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 24 September @ 07:46 AM EST
90'lı yılların başında oynanan ve Trabzon'un 1-0'lık galibiyetiyle tarihe geçen
Trabzonspor-Barcelona maçından bir gün öncesinde dönemin yıldızı Koeman'ı elinde kemençe
yanında horon ekibi ile yakalamış objektifler. Dünya küçük ne de olsa dün Koeman kemençe
ile poz veriyordu bugün Rijkaard ve Neeskens Kasımpaşa'da sokak arasında maça çıktılar.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 07 September @ 06:16 AM EST
"Italian's can't defeat you but you can lose to them!" (Johan Cruyff)
Bir önceki postta o kadar behsetmişken Cruyff'tan onun bu şahane sözünü de anmamak olmaz. Ah
be Kaladze abinin sözünü dinleseydin ya biraz ders alsaydın ya. İtalyanlar yine kazandı, yine
siz kaybettiniz!
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 06 September @ 04:33 PM EST
Futbol muhabbetlerinin en saçma ve en çok sorulan sorusu Arjantin-Brezilya maçı nedeniyle
tekrardan akıllara düştü. Maradona mı Pele mi? Bana çok saçma ve içinde haksızlık
barındıran bir soru öbeği olarak gelmiştir her zaman! Bana göre bu soru Pele mi Cruyff mu ya
da Maradona mı Cruyff mu şeklinde olmalıydı.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 03 September @ 07:36 PM EST
"Uzun zamandır peşinden koştuğunuz biriyle çıktığınızı hayal edin! Gözleriniz kapalı
iken sizi öpüyor. Daha sonra sıcak bir his tüm vücudunuzu sarıyor, kalp atışlarınız
hızlanmaya , tüyleriniz diken diken olmaya başlıyor. İşte Barcelona'ya attığım golde aynen
böyle hissettim" Michael Essien.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 02 September @ 05:45 AM EST
Messi ilk kupasını kaldırırken daha henüz 6 yaşında. Fotoğrafın üzerindeki imza ise ilgi
çekici. Diego! O zaman sevindirmek için imza verdiği çocuğun 16 sene sonra kendisi ve ülkesi
için bu denli önemli olacağını düşünüyor muydu acaba Diego?
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 01 September @ 05:37 AM EST
Yılın en güzel mevsimi olan transfer mevsiminin son gününde bir transfer nostlajisi gelsin
dedim. Tam 36 sene öncesi, Ramazan yine yaz aylarına gelmiş. Babalarımızın siyah-beyaz
tüplülerde izleyip hayran olduğu Cruyff yılın transferine imza atarak Ajax'tan Barcelona'ya
geçiyor. Bonservis o dönemin parasıyla 120 milyon İspanyol Peseta'sı.
Click to continue reading...
Al sana Ajax altyapısı! Ortadaki uzun boylu sarışın Ajax'lı Dennis Bergkamp. O zaman bile
sahadaki duruşu oldukça zarifmiş. Hemen yanında ise (hafif esmer olan Ajax'lı) aynı
altyapının ürünü Glenn Helder! Onun kariyeri Dennis kadar parlak değildi ama o da bir dönem
Highbury'e çıkıp Arsenal için oynadı.
Click to continue reading...
Vodafone 3G reklamları bir yandan, Tuncay'ın Stoke'a transferi öncesi gündeme gelen Blackburn
dedikoduları bir yandan Tugay Kerimoğlu bütün yaz'ı bir şekilde gözler önünde geçirdi. O
kadar uzun süre İngiltere'de oynadı ki bazen onun İskoçya günlerini unutuyorum! O günlerden
bir maç programı!
Click to continue reading...
1970 senesinde Northampton-Manchester United Fa Cup maçı sonrası Northampton'da bir yerel gazete
küpürü. United nispeten zayıf rakibini 8 gol ile dağıtırken George Best bu gollerin 6'sını
atmış. Başlık da manidar olmuş. Tam olarak karşılığını veremesemde "United'ın İyi'si
fazla iyiydi!
Click to continue reading...
Maradona'nın Avrupa'daki son durağı Endülüs Napoli ve Barcelona'ya göre hep geri planda
kalmıştır. Hatta pek çok kişi Maradona'nın Sevilla'da da futbol oynadığını bilmez. Belki
bunda Sevilla forması altında ki fotoğraflarının azlığı ve o dönem yaşadığı düşüş
trendi de etkilidir.
Click to continue reading...