Jesus Almeyda 20 November @ 05:59 AM EST
Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi yaklaşmışken arzulanan bol gollü bol heyecanlı derbileri tekrar
hatırlamak hem güzel bir nostalji hem de hafta sonu için belki tekrar bir benzeri olur temennisi
olacaktır. İki tane derbi küpürü var karşımızda bu defa. Biri 1990 yılında Gordon
milne'in efsane Beşiktaş'ının Türkiye'de kasırga gibi esmeye başladığı dönemden.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 19 November @ 04:41 AM EST
"Yaşı 55'i aşmış benim kuşağım için dün bir çağ yırtıldı, yeni bir çağ dokunmaya
başlandı galiba... Benim kuşağım Macaristan galibiyetini bir 32 yıl Türk futbolunun en doruk
başarısı olarak bir aşılmaz servet diye taşıdık. Dünkü Galatasaray sonucundan sonra
artık gönlümüzdeki Macar şatosunu yıkıp yerine bir sarı-kırmızılı saray yapmalıyız.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 17 November @ 06:04 AM EST
Jesus Almeyda 16 November @ 02:50 PM EST
Galatasaray'ın Kadıköy'de maça çıkmadan önce üretip maçtan sonra satamayıp zarar ettiği
derbi tişörtlernin bir farklı modeli var karşımızda. Bir Manchester United-Chelsea maçından
önce Manchester'da üretilen ve maç günü Old Trafford tribünlerinde çok sayıda kişide
takılı olan rozetlerde yaklaşık olarak "Chelsea!
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 14 November @ 02:28 PM EST
Spor medyasına haklı olarak çok yükleniyoruz ama yine de son 20 yılda futbolumuz ile birlikte
spor basını da iyi-kötü bir evrim geçirdi. İlk küpürümüz 13 Kasım 1984'ten.
Fotoğraftaki abla Diyarbakır'lı ünlü falcı "Gülizar Bacı". Milliyet kendisine maçın skoru
ile ilgili kehanetini sormuÅŸ.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 12 November @ 05:10 AM EST
Türk futbolunun yavaş yavaş Batı ile entegre çabaları içine girdiği 1950'lerin hemen
başında o dönem İngiliz lig'inde de oldukça güçlü takımlar arasında olan Sunderland 13-21
Mayıs tarihleri arasında İstanbul turuna çıkmış. O dönem seçimler yeni yapılmış ve
Celal Bayar Cumhurbaşkanı olmak üzere yine de tüm bu gündem maddelerine rağmen İngiliz
takımının maçlarına İstanbul'da yoğun bir ilgi varmış.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 11 November @ 05:08 AM EST
Michael Thomas'ın 1989'da Anfield'da attığı ve şampiyonluğu Arsenal'e kazandırdığı tarihi
golün hemen ardından çekilmiş bir fotoğraf karesi. Thomas golü atmış bulutların üzerine
çıkmak üzere iken Liverpoollular'ın ise Anfield Road üzerlerine çökmüş adeta. 26 Mayıs
1989'da oynanan maçın önemini ve bu golün dramatikliğini şöyle anlatabiliriz.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 09 November @ 05:05 PM EST
Fotoğraf 2001 yılındaki FA Cup finalinden. Wembley inşaat sahası olduğu için Cardiff'deki
Millenium Stadyum'unda oynanmıştı Arsenal-Liverpool finali. Ljunberg'in golüyle öne geçmesine
rağmen o dönemler Liverpool'un en öldürücü silahı olan Owen'ın son 10 dakikada attığı
iki gol ile Liverpool'a 2-1 kaybetmiÅŸti Arsenal.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 09 November @ 06:22 AM EST
Yazının başlığı "14. Yılın Dün'ü". 14 yıl sonra gelen Galatasaray şampiyonluğunun
tescillendiği Gs-Eskişehirspor maçının ertesinde 8 Haziran 1987'de İslam Çupi tarafından
kaleme alınmış. Bir şampiyonluk sevinci ancak bu kadar güzel tasvir edilebilir. Ama 22 sene
sonra bizlere verdiği mesaj bu güzellemeyi ezeli rakip ile sembolleşmiş bir spor adamının
dile getirmiş olmasıdır.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 09 November @ 06:06 AM EST
Daha önce Topuz transferi olayında Rıdvan'ın Galatasaray formalı resmini blog'a koymuştum.
Buyrun şimdi de 6 Haziran 1987'den bir Rıdvan Dilmen demeci. Arkasında İstanbul boğazı yanı
başında sarı-kırmızı Galatasaray flaması var. Sarıyer forması ile son kez maça
çıkacağını ve bundan sonra Galatsaraylı olacağını belirtmiş transferin gözdesi Rıdvan.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 07 November @ 04:34 AM EST
80'lerin ortası ve ikinci yarısında doğan bizim neslin içindeki Galatasaraylıların
Galatasaraylı olma nedenlerinin başında gelir Old Trafford'da 3-3 biten Manchester
United-Galatasaray maçı. 2-0 geriye düşüp oradan maçı çevirmek 3-3'e bağlayıp
İstanbul'da İngiliz şampiyonunu elemek.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 05 November @ 08:29 AM EST
Jesus Almeyda 05 November @ 05:34 AM EST
Koeman'a horon ekibi kıyafeti giydirip kemençe tutturan basın Karel Bruckner'i de Galata'da
dansözle beraber çeker! 1992 senesi Sigma-Fenerbahçe eşleşmesi için İstanbul'a gelmiş o
dönem Sigma'nın hocası olan Karel Bruckner. Gelmişken kebap-rakı-dansöz üçlüsüne
uğramayı ihmal etmemiş.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 01 November @ 05:09 PM EST
Efsane Matt Busby ayakta, Bobby Charlton, Liam Whelan ve Mark Jones çömelmiş halde onu
izliyorlar. Antrenörün futbolcuya katacağı şeyler sınırlıdır diyenlere gelsin. Sene 1953.
Click to continue reading...
Derbilerin ardından hakemin konuşulması meselesi karpuzun içinde çekirdek olması kadar doğal
bir durumdur benim nazarımda. Hakem'e kişisel saldırılar yapılmadıktan sonra az ya da çok
dünyanın her yerinde ve her dönemde yapılmıştır bu eleştiriler. Ali Aydın, Ahmet Çakar,
Cüneyt Çakır ve Cem Papila hep bir tarafın düşmanı diğerinin uşağı olarak
sıfatlandırılmış medya ve futbol kamuoyu tarafından.
Click to continue reading...
18 Aralık 1960'ta oynanan GS-FB derbisinde Metin Oktay maçın hakemi Semih Zoroğlu'na takım
arkadaşı Ergun'un oyundan atılması üzerine verdiği tepki böyle. O tepkiye kadar maçta 2
golü bulunan Metin 2 gol daha atarak derbide attığı 4 gol ile Galatasaray tarihine geçmişti.
Fenerbahçe'nin o maçtan 19 sene önce aldığı 6-1'lik skordan sonra gelen bu 5-0'lık maç
tarihin en unutulmaz derbileri arasına girmiştir.
Click to continue reading...
Derbiler haftasına derbi enstantanesi koymak gerekirdi tabi ki. Man City-Man Utd maçından bir
kare. Tarih 22 Ocak 1949. Yer Man City'nin eski evi Maine Road. Tribünler hınca hınç dolu.
Resmi rakamlara göre 66.486 biletli seyirci izlemiş derbiyi. Fotoğrafın sahnelediği pozisyon
ise Mitten'in (Utd) şutunun kaleci Swift (City) tarafından kurtarılması ile sonuçlanıyor ve
derbi 0-0 bitiyor.
Click to continue reading...
Ronaldo'nun efsane olduğu yıllar. Bugünlerde bile sahalarda benzerini göremediğimiz efsane
Ronaldo deparını atmış R9. O depara kalkarken sağından Maldini solundan Cannavaro topu
çalmak için kaymışlar. O topa ne oldu bilinmez ama Ronaldo'nun oradan sağlam çıkma ihtimali
düşük. Bu sahneyi görenler kenardan gelen sedyeyi de görmüşlerdir muhtemelen.
Click to continue reading...
Gecenin süprizini Camp Nou'da "B" plansız (!) Guardiola'nın Barcelona'sını yenen Rubin Kazan
yaptı. Ama bu zaferi bir Türk futbolcunun Camp Nou'da attığı gol ile elde etmeleri bu
diyarlardaki futbol severler için çok daha manidar. O futbolcu ki Kazım'ların Batuhan'ların
Ceyhun'ların yer aldığı kadroya girememişti.
Click to continue reading...
Çok büyük bir ihtimalle Bernabeu'dan fark yiyip döneceğiz ama yine de umut olmadan bu oyunun
bir zevki kalmıyor. Shevchenko, Rui Costa, Rijkaard,Donadoni,Gullit, Van Basten... Hiç birinin
kalibresinde bir oyuncu yok. Takım olarak ise o takımların çok gerisinde bugün ki takım.
Tarih tekerrür etsin istiyorum.
Click to continue reading...
1993'te Şampiyonlar Ligi elemelerinde oynanan Galatasaray-Manchester United maçları
çocukluğumda en çok mutlu olduğum ve gurur kelimesinin manasını algılamamı sağlayan
maçlardı. İlk maçta Schmeichel'ın bir türk gazeteciye saldırması ve akabinde bizim
futbolculardan fırça yemesi rövanşta ise Ferguson'un yeni bebeleri Beckham ve Neville'in
yaşadıkları ilk büyük Avrupa travması o eleme turunun unutulmazları arasındadır.
Click to continue reading...
Avrupa'nın neresinde olursak olalım teknik direktörlerin, futbolcuların ve yorumcuların
ağzından Avrupa kupası'ndaki nispeten zayıf rakipler yorumlanırken her daim duyduğumuz bir
cümle vardır. "Avrupa'da artık büyük-küçük takım ayrımı kalmadı. Mücadele etmeden
kazanmak imkansız!
Click to continue reading...
Liverpool'un efsanevi teknik direktörü Bob Paisley'nin 20 Ekim 1976'da Avni Aker'de Trabzonspor'a
karşı 1-0 kaybettiği maç sonrası yaptığı açıklamalar. Bir yandan maç öncesi buraya
kendi gelmeyip yardımcısını göndermeyi düşündüğünü söyleyecek kadar kibirli öte
yandan favori olarak çıkıp farklı bir yenilgiden kıl payı kurtulduğu maçtan sonra
"Deplasmandaki 1-0'lık sonuç alınabilecek en iyi skor" diyebilecek kadar sivri dilli.
Click to continue reading...
2 Haziran 1992. Florya Metin Oktay tesislerinde Futbol şube sorumlusu Adnan Polat takıma iki
genç futbolcuyu katarken kulüp tarihinin ve ülke tarihinin en efsanevi kadrolarından birinin
temellerini attığının farkında mıydı acaba? Gazetenin deyimiyle genç futbolcular Bursa'lı
Hakan ve Konya'lı Suat Galatasaray'ın ilk transferleri olmuşlar 1992-93 sezonunda.
Click to continue reading...
Jürgen Klinsmann... 1990 İtalya Dünya Kupası... Sahi arkadaş bu nasıl bir karedir? Klinsmann
seviniyor mu yoksa üzülüyor mu? Sanki keskin nişancı vurmuş Jürgen'i!
Click to continue reading...
İngiliz futbol kültürü ile diğer ülkeler arasında oyuna ve oyunun aktörlerine bakış
açısından çok fark var. Hele ki Türkiye'de ki algılayış ve İngiltere'deki arasında bu
fark iyice açılıyor. Bizim yerin dibine soktuğumuz futbolcu ve antrenör gibi oyun aktörlerine
İngilizler saygıda kusur etmiyor.
Click to continue reading...
Milliyet arşivlerini internet ortamına açarak müthüş bir hizmet yaptı. Başta bloglar olmak
üzere pek çok kişi ve kurum bunlardan sonuna kadar faydalanıyor. Buyrun o zaman 30 Eylül 1992
günkü Milliyet'e. Galatasaray'ın genç ve gelecek vaat eden forveti Hakan gollerine yeni
başlamış.
Click to continue reading...
Real Madrid-Juventus eşleşmesi ve iki eski takım arkadaşı (!) ikili mücadele halinde. Bir
tarafta dünyanın gelmiş geçmiş en iyi bir kaç oyuncusundan biri olan Zidane - bana göre ilk
3'tedir- öte yanda rahmet Vedat Okyar'ın tabiri ile "et mi, tavuk mu?" belli olmayan gereksiz bir
adam Tacchinardi.
Click to continue reading...
Akşam Sami Yen'de oynanacak bir Galatasaray-Sturm Graz maçı olunca aklıma geliverdi "kadrolu"
yedek Marcio. O maçın efsanevi son 5 dakikasında kendi yarı sahasında aralarında paslaşan
Graz'lılara pres yapıp top kapmaya çalışan yegane isimdi. Keza arkadaşlarından fırça
yemesi de bundan dolayıydı.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 25 September @ 07:48 AM EST
Gerek medyada gerekse de sanal alemde "En iğrenç" ve "En güzel" forma temalı yazılar bolca yer
bulur. Bu konuda benim de bir adayım var. Yer Grünwalder Stadyumu tarih 1967. Maç öncesi
seremonideki takım Bayern Münih. Formalardaki renk seçimi ise oldukça enteresan. Vişne
kırmızısı forma altında çingene pembesi şort ve vişne kırmızısı çoraplar.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 24 September @ 07:46 AM EST
90'lı yılların başında oynanan ve Trabzon'un 1-0'lık galibiyetiyle tarihe geçen
Trabzonspor-Barcelona maçından bir gün öncesinde dönemin yıldızı Koeman'ı elinde kemençe
yanında horon ekibi ile yakalamış objektifler. Dünya küçük ne de olsa dün Koeman kemençe
ile poz veriyordu bugün Rijkaard ve Neeskens Kasımpaşa'da sokak arasında maça çıktılar.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 24 September @ 06:37 AM EST
1974 senesi ve West Ham'lı Frank Lampard. Fotoğraftaki abinin tipini ve altındaki ismi görenler
şaırabilir. Bu Frank Lampard yeni neslin en kaliteli orta sahalarından Chelsea'li Frank
Lampard'ın babası olan West Ham'lı Frank "George" Lampard. 18 sene formasını giydiği West
Ham'da efsane olmuÅŸ bir sol bek!
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 04 September @ 06:33 PM EST
Dwight Yorke'un futbolu bıraktığı haberiyle çocukluğumun bir yıldızı daha kayıverdi
sahalardan. Bir zamanlar Manchester United dendi mi akla neredeyse Giggs'den bile önce Yorke
gelirdi. Neyse bu vesile ile Premier Lig nostalji yapalım biraz. Fotoğrafımız Elland Road'da
oynanan bir Manchester- Leeds maçından.
Click to continue reading...