brezilya - Most popular for 2009
Viewing all posts which authors have tagged ‘brezilya’.
You can also subscribe to this tag's feed.
Kaka'dan Mascherano'ya: "Gel de bir aklını alayım yeğenim" Büyük adamsın be Kaka!
a
href="http://4.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/Scf496ZPrkI/AAAAAAAABPw/qcaOQBBZ7nA/s1600-h/0,,19654090-EX,00.jpg"img
id="BLOGGER_PHOTO_ID_5316491627665010242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto
10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt=""
src="http://4.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/Scf496ZPrkI/AAAAAAAABPw/qcaOQBBZ7nA/s400/0,,19654090-EX,00.
a
href="http://2.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/ScttQB0sC_I/AAAAAAAABRI/XHKXmQ8fE78/s1600-h/3060034140_00f0d8b25f.jpg"img
id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317463907175762930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH:
337px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.
a
href="http://3.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/ScuPAyJ-k4I/AAAAAAAABRQ/RPnPciJjig4/s1600-h/6a00e54ef2975b883301156e64dcaf970c-500wi.jpg"img
id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317501028667396994" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH:
400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 241px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.
a
href="http://4.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/SdASkP8FdwI/AAAAAAAABSg/OoPsOgIO1jI/s1600-h/0,,19942641-DP,00.jpg"img
id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318771573887694594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH:
400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 147px; TEXT-ALIGN: center" alt=""
src="http://4.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/SdASkP8FdwI/AAAAAAAABSg/OoPsOgIO1jI/s400/0,,19942641-DP,00.
a
href="http://3.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/SdKLi79zwLI/AAAAAAAABTg/F_ez5n6Jk7M/s1600-h/0,,20014665-EX,00.jpg"img
id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319467542206726322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH:
400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt=""
src="http://3.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/SdKLi79zwLI/AAAAAAAABTg/F_ez5n6Jk7M/s400/0,,20014665-EX,00.
Devlet başkanı Lula ve Ronaldo karşılıklı paslaşıyorlar (!). Hakikatten Brezilyalıların
hepsi topla doğuştan haşır neşirmiş be arkadaş. Adamların devlet başkanı kafa ile
paslaşabilirken bizim milli oyuncularımız 3 metreye pas atamıyorlar.
Keegan'ın formasını alırken ne kadar da saf, temiz bir aile çocuğu gibiymiş Diego. Brezilya
forması değil ama dönemin İngiltere forması da yakışmış hani Deigo'ya.
Medya'nın yıldız oyuncu takibinde son nokta!
Dünya futbolunun son 15-20 sene içerisinde gördüğü en balon 3 yıldız adayı arasındadır
Denilson. Yaptığı bir iki dripling ve uzaktan şutları dışında pek hatırlanacak bir şeyi
kalmadı geride. Bir de bu fotoğraf var tabii! Daha önce de blog'a koymuştum bu fotoyu "Tek Tek
Gelin ulan" diye.
29 Mayıs 1983. Yer Maracana stadyumu. Flamengo-Santos Brezilya Kupası Final'inden olağanüstü
bir manzara. Bambaşkasın be Maracana!
Gereksiz bilgi: Maçı Flamengo 3-0 kazanıyor.
"If scoring a goal is comparable with having sex, then the Brazil 1982 side are the greatest porn
you will ever see!" Rob Smyth(Guardian Blog)
Özellikle İngiliz takımları için belden aşağı (Tecavüzcü) benzetmeler yapan Ahmet Çakar
ve konunun pir'i Erman Toroğlu (Şenol'un annesi vs.
Dünya Kupası'na gidememizin baş sorumlusu elbette Terim'dir. Oyuncu seçimlerinde adaleti
sağlayamaması, kimi oyuncuyu her halde kadroya alıp kimisini ağzı ile kuş tutsa
hatırlamayışı başlıca yanlışları. Sürekli yaydığı sinir dalgalarından ise bahsetmeye
gerek yok. Lakin bu başarısızlık belki de Milli Takım'ımızın gerçek potansiyelini
görmemiz açısından hayırlı oldu.
Bir kaç gün önce Manchester United'ın "Yalnızca Bir Ronaldo Var"
sloganlı iğneleyici tişörtü üzerinden Ronaldo'ların atası
El Fenomeno'yu anmıştık ki galiba Ronaldo'nun da söylecekleri varmış.
Palmeiras-Corinthians maçı oynandı çok değil 4-5 saat önce.
Maçın skoru ya da öneminden ziyade bu maçtan burada söz etmemi
sağlayan Ronaldo'nun uzun bir aradan sonra gol atmış olması.
a
href="http://4.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/SdZ39SIa-dI/AAAAAAAABVo/KovG_043mOY/s1600-h/0,,19466517-DP,00.jpg"img
id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320571904507705810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH:
291px; CURSOR: hand; HEIGHT: 218px; TEXT-ALIGN: center" alt=""
src="http://4.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/SdZ39SIa-dI/AAAAAAAABVo/KovG_043mOY/s400/0,,19466517-DP,00.
Yalnızca Bir Tek Ronaldo Vardır.
Büyüklerde olsun kardeşlerinde olsun bu acı kader hiç değişmiyor. Brezilya iyi bir
jenerasyon ve formda bir takım ile gelirse Arjantin'i zaten yeniyor. İşin garibi tam tersi
durumda da kazanan yine Brezilya oluyor. Brezilya'nın yeni yıldız adaylarından Coutinho ve
tayfası favori Arjantin'i penaltılar ile yenip kupayı bir kez daha kazandı.
Şimdilerde Adriano'yu alıp rakiplerinin Ronaldo ve Fred transferlerine nispet yapan Flamengo
Ronaldinho'nun da peşindeymiş. Efsane bir kadro kurmayı düşünüyorlarmış. Ama 1971'deki
kadro kadar efsane bir kadronun oluşturulamayacağını iddia ediyor taraftarların pek çoğu.
Zaten içinde Zico'nun olduğu bir kadrodan daha iyisini bulmak imkansız gibi bir şey.
Brezilya ile Kara Kıtanın buluşması demosunda bile bu kadar renkli ise seneye karnaval var
demektir.
Ronaldo'nun efsane olduğu yıllar. Bugünlerde bile sahalarda benzerini göremediğimiz efsane
Ronaldo deparını atmış R9. O depara kalkarken sağından Maldini solundan Cannavaro topu
çalmak için kaymışlar. O topa ne oldu bilinmez ama Ronaldo'nun oradan sağlam çıkma ihtimali
düşük. Bu sahneyi görenler kenardan gelen sedyeyi de görmüşlerdir muhtemelen.
Hazır Güney Afrika'da yeni bir Dünya Kupası hikayesinin yol haritası çekilecekken biz eski
efsaneleri yad etmeye devam edelim! Zico, Socrates, Falcao, Eder, Junior ve efsanevi hoca Tele
Santana'lı Brezilya belki de Dünya Kupaları tarihinde Şampiyon olamayan fakat şampiyonlardan
fazla övgü alan ve onlardan daha fazla hafızalarda yer alan tek takım.
Güney Afrika 2010 için kura çekimleri yapıldıktan sonra ilk dikkat çeken grup
Arjantin,Nijerya ve Yunanistan'lı "ABD 94" kokan B grubu oldu. Ama sadece B grubu rövanş kokan
maçlara şahit olmayacak! İngiltere ve onun eski sömürgesi veya bir nevi torunu ABD, 1950
Dünya Kupası'nın rövanşı için C grubunda karşı karşıya gelecekler.
Hep üzerinde durduğumuz bir konudur yurt dışına oyuncu göndermek. Futbolcuların başka ülke
futbol kültürlerini de öğrenip yetenekleri ile harmanlayarak kapasitelerini daha üst seviyeye
çıkarmaları için tek yoldur belki de yurt dışında futbol oynamak. Ama nedense yurt dışına
transferden kasıt hep İngiltere-İspanya-İtalya olup orada da ilk 4'ten aşağısı kabul
görmez genelde.