"F Tipi yapılanma Milli Takım'a da sızdı. Bir sabah kalktığımızda çok farklı bir Arjantin
milli takımı ile karşılaşabiliriz. Gago'lar Heinze'ler gidecek yerlerine çember sakallı sağ
bekler ön liberolar gelecek. Ordu göreve!" La Gazetta Cumuhuriyeto di Bueno Aires...
Güney Afrika 2010 için kura çekimleri yapıldıktan sonra ilk dikkat çeken grup
Arjantin,Nijerya ve Yunanistan'lı "ABD 94" kokan B grubu oldu. Ama sadece B grubu rövanş kokan
maçlara şahit olmayacak! İngiltere ve onun eski sömürgesi veya bir nevi torunu ABD, 1950
Dünya Kupası'nın rövanşı için C grubunda karşı karşıya gelecekler.
Keegan'ın formasını alırken ne kadar da saf, temiz bir aile çocuğu gibiymiş Diego. Brezilya
forması değil ama dönemin İngiltere forması da yakışmış hani Deigo'ya.
Son yıllardakine benzer yine oyun olarak sıkıcı bir Superclasico izledik dün akşam.
Tribünlerden gelen tezahürat sesleri ile önce Palermo ardından da Gallardo'nun attığı harika
goller dışında izlenilecek bir şey yoktu. Rakip sahada pas yapıp hücuma çıkma konusunda
Riquelma'yi çok aradı Boca.
Maçtan sonra bu iki afişten hangisi yapıştırılacak duvarlara acaba! Şuan için Boca daha
avantajlı ve River'ın (çok affedersiniz) donunu sallayacak gibi. Gerçi derbi sonucu belli olmaz
River da Bombonera'yı yıkabilir bu sefer. Beraberlik halinde iki iç çamaşırı yan yana koyan
bir Velez afişi görebiliriz!
Az kaldı. El Superclasico arefesinde manalı bir foto koyayım bari dedim. River'ın yine yerlerde
süründüğü bir dönem, Boca yine almış başını gitmiş. Başarılar ve Kutlamalar listesi.
Boca yine dalganın kralını geçmiş.
Messi ilk kupasını kaldırırken daha henüz 6 yaşında. Fotoğrafın üzerindeki imza ise ilgi
çekici. Diego! O zaman sevindirmek için imza verdiği çocuğun 16 sene sonra kendisi ve ülkesi
için bu denli önemli olacağını düşünüyor muydu acaba Diego?
Sahaların yılmaz savaşcısı, emekçinin dostu, garibanın kardeşi, futbol "endüstri"sinin
kanlısı Matias Jesus Almeyda -şayet bir terslik çımaz ise- River Plate'e geri dönüyor.
Yarın sağlık kontrolünden geçecek ve sözleşme imzalayacak. Müjdeyi veren idari menajer
Rodolfo Cuina Jesus'un maç başı parayı kabul ettiğini ve ayrıca imzalar atıldıktan sonra
şu an var olan hafif sakatlığının da geçmesiyle 40 güne kadar hazır olacağını
açıkladı.
Keşke dün Quito'da maçtan sonra bu şarkıyı çalsaydı Ekvador'lu yetkililer. Maradona'ya ve
yönettiği Arjantin'e dağ havası yaramıyor! Bolivya maçının sıradışı bir maç olduğu
yenilen 6 gol ve Bolivya'nın kadrosu göz önünde bulundurulunca anlaşılıyordu. Çünkü
Arjantin'in Bolivya'yı atmosfer dışında bile yenmesi lazımdı.
Libertadores'in her zaman en büyük favorisidir Boca Juniors. Ama dün Uruguay takımı Defensor'a
yenilip elenince sadece kendi taraftarlarında değil tüm Güney Amerika futbolseverlerinde dumura
yol açtı. İlk maçta deplasmanda alınan 2-2'lik skor zaten favori olan Boca için işi
garantileme manasındaydı ama Bombonera'da alınan 0-1'lik süpriz yenilgi beklenmedik şekilde
Defensor'un turu geçmesini sağladı.
Büyüklerde olsun kardeşlerinde olsun bu acı kader hiç değişmiyor. Brezilya iyi bir
jenerasyon ve formda bir takım ile gelirse Arjantin'i zaten yeniyor. İşin garibi tam tersi
durumda da kazanan yine Brezilya oluyor. Brezilya'nın yeni yıldız adaylarından Coutinho ve
tayfası favori Arjantin'i penaltılar ile yenip kupayı bir kez daha kazandı.
Kalite desen var, oyun zekası desen var, karizma desen var ama bu adamı hiç mesir yemiş damat
gibi göremeyecek miyiz? Ne zaman görsem kendileri öğleye kadar uyuyup ağzı yüzü ekşimiş
akşamcılar gibi poz veriyor! Biraz enerji, biraz dinamizm lazım!
Superclasico'ya her gün biraz daha yaklaşıyoruz. dün Boca'lıların River'lılar ile dalga
geçtiği bir foto koymuştuk. Bu sefer cevap Riverlılar'dan. 2006 Apertura'da 3-1 kazanılan
maçtan sonra Riverlı'ların hazırladığı bir çalışma. Bunu görünce aklıma bizde yaşanan
karşılık "Metrobüsle Geliyoruz" atışmaları geldi.
Arjantin futbolu'nda lig mücadelesinde olduğu gibi oyuncu yetiştirme konusunda da River ile
Boca'nın hegemonyası var. Her dönem Arjantin futbolu'nun en büyük yetenekleri bu iki devden
yetişme oyuncular olurken şu an durum biraz daha değişik. Şu an Arjantin'in en büyük
yıldızı Messi küçük bir çocuk iken ailesi ile gittiği İspanya'da, Barcelona kulübünde
yetişti.
Bu adam kadar hırslı futbolcu özellikle günümüzde pek bulunmuyor. Avrupa'da bir türlü
patlama yapamasa da Boca için yaşarken efsaneleşen bir adam Palermo. Geçirdiği ağır
sakatlıktan sonra kendini bulmaya başlamış. O yaştaki pek çok futbolcu bu sakatlık ile
sahaları bırakabilirdi.
Estudiantes'in şampiyonluk kutlamalarından bu kareler. 4.'defa Güney Amerika şampiyonu oldular
ve blog alemi ve medyada da belirtildiği üzere baba-oğul Veron'lar bu 4 zaferde de
kadrodaydılar. Kupa tarihinde bu zafer ile birlikte 4. sıraya çıktılar. Hemen önlerinde 5
şampiyonluk ile Uruguay'dan Penarol var ki her ne kadar Estudiantes'in şampiyonluğu çok büyük
bir başarı ve süpriz de olsa artık esamesi okunmayan Penarol'u ilerleyen yıllarda geçme
ihtimalleri yüksek.
Başta Trabzonspor olmak üzere teknik direktör arayanlara duyurulur Antonio Mohamed. Nam-ı
diğer "El Turco". Dış görünüşü, saha kenarındaki dinamizmi, kendine has cool'luğu,
lakabı ve başarıya açlığı ile Türkiye'ye gelse, hele bir de Trabzonspor'a gelse tam
manasıyla süper olur.