Jesus Almeyda 19 November @ 04:41 AM EST
"Yaşı 55'i aşmış benim kuşağım için dün bir çağ yırtıldı, yeni bir çağ dokunmaya
başlandı galiba... Benim kuşağım Macaristan galibiyetini bir 32 yıl Türk futbolunun en doruk
başarısı olarak bir aşılmaz servet diye taşıdık. Dünkü Galatasaray sonucundan sonra
artık gönlümüzdeki Macar şatosunu yıkıp yerine bir sarı-kırmızılı saray yapmalıyız.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 07 November @ 04:34 AM EST
80'lerin ortası ve ikinci yarısında doğan bizim neslin içindeki Galatasaraylıların
Galatasaraylı olma nedenlerinin başında gelir Old Trafford'da 3-3 biten Manchester
United-Galatasaray maçı. 2-0 geriye düşüp oradan maçı çevirmek 3-3'e bağlayıp
İstanbul'da İngiliz şampiyonunu elemek.
Click to continue reading...
Jesus Almeyda 03 November @ 06:00 PM EST
Bu akşamda şahit oldum ki Beşiktaş tam anlamıyla tek yönlü bir takım. Defans anlayışı
yerleşmiş, lazım olduğunda alan daraltabilen, beraberlik için sahaya çıktığında
istediğini alması muhtemel bir oyunu iyi beceriyorlar. Aynı ÖSS'ye hazırlanan Sözel
öğrencisi gibi Beşiktaş.
Click to continue reading...
Milan'ın son dönemde ortaya koyduğu oyun doğal olarak pek çok Milan sempatizanını - ben
dahil- bu akşam ki maç için umutsuz bir ruh haline büründürdü. Lakin Milan'ın büyük
takım kimliği ve tecrübesi ile bir zafer kazanması yere düşen Milan imajının tekrar bir
nebze de olsa ayağa kalkması manasına gelecekti.
Click to continue reading...
Gecenin süprizini Camp Nou'da "B" plansız (!) Guardiola'nın Barcelona'sını yenen Rubin Kazan
yaptı. Ama bu zaferi bir Türk futbolcunun Camp Nou'da attığı gol ile elde etmeleri bu
diyarlardaki futbol severler için çok daha manidar. O futbolcu ki Kazım'ların Batuhan'ların
Ceyhun'ların yer aldığı kadroya girememişti.
Click to continue reading...
Çok büyük bir ihtimalle Bernabeu'dan fark yiyip döneceğiz ama yine de umut olmadan bu oyunun
bir zevki kalmıyor. Shevchenko, Rui Costa, Rijkaard,Donadoni,Gullit, Van Basten... Hiç birinin
kalibresinde bir oyuncu yok. Takım olarak ise o takımların çok gerisinde bugün ki takım.
Tarih tekerrür etsin istiyorum.
Click to continue reading...
Barca takımı bu akşam Roma'da 11 Maximus gibiydiler. İlk beş dakika baskı ile başlayan bir
United ve ardından Barca golünden sonra Barca'nın hakimiyeti altında geçen bir maç. İlker
Yasin onca yanlış lafın arasında "Barcelona oynuyor United izliyor"dedi defalarca ki doğru
söylediği tek laf buydu.
Click to continue reading...
Yarın Başkent Roma'da Manchester United ile Barcelona ŞL Kupası için deyim yerindeyse
çarpışacak. Her ne kadar favorim Manchester olsa da 2 yıl üst üste Avrupa Şampiyonluğu'na
karşı başarıya aç bir hoca'nın tabiri caiz ise yeniden hayata döndürdüğü Barcelona daha
çok arzuladığı bu kupayı kazanırsa da doğal bir sonuç olur.
Click to continue reading...
Her ne kadar Barca kendini İspanya takımı saymasa da finale çıkmasıyla UEFA nezdinde bir
İngiliz-İspanyol finali ortaya çıktı. Şu an kupayı kazanma sayıları olarak İtalya,
İngiltere ve İspanya 11'er kez ile birinciliği paylaşıyor ve finali kazanan takımın ülkesi
İtalya'yı ve rakibini altına alarak ilk sıraya çıkacak!
Click to continue reading...
Drogba'ya değil hakem dene o satılmışa diyorum tabi ki. Önce ilk yarıda gözünün önündeki
pozisyonda bariz penaltıyı çalamadı. Sonra ikinci yarı önce biraz eyyam yapıp Barcca'dan bir
oyuncu attı, sonra önce Pique sonrasında Eto'o'nun yaptırdığı penaltıları da vermedi.
Şampiyonlar Ligi yarı finalinde hakettiğiniz minimum 3 penaltı çalınmaz ise Barca gibi bir
takıma elenmeniz kaçınılmaz olur.
Click to continue reading...
Ronaldo o müthiş golü atmasa United duran toplar dışında nasıl pozisyon bulabilecekti
gerçekten bilmiyorum. Erken gelen gol sayesinde hücum yapmak önceliğinden kurtulan United,
Carrick'in de iyice stoperlerin arasına gömülmesiyle fazlaca hücuma çıkmayan 5'li bir savunma
ile oynamayabaşladı.
Click to continue reading...
Benitez için söylüyorum ama aslında hepimiz için geçerli bir durum. Cech'in hatalı barajı
ve Aurelio'nun müthiş kesmesi ile önce ilk gol ardından yine bir duran topun ardından ikinci
gol ve ilk yarı sonunda kaçan 3. gol. Devre arası Hiddink oyuncularını önde basmaları
konusunda uyandırmış olacak ki uykudan uyanmış Chelsea saldırmaya başladı.
Click to continue reading...
Hiddink'ten bahsediyorum tabi ki. Her görev yaptığı takıma yeni bir çehre kazandırmakta bu
kadar başarılı olan başka bir antrenör yok. Asterix'te Galyalılar'ın yaşlı bir
büyücüsü vardı haani iksir yapıp herkese içirirdi onlarda insan üstü bir güç ile
dövüşürlerdi.
Click to continue reading...
Allah'ım Portekiz'de ne yapacağız diye kara kara düşünüyordur Evra herhalde. Sadece Evra
değil tüm United takımı. Jesualdo Ferreira United'ın tüm zaaflarının üzerine gidebilecek
bir kadro ile çıktı sahaya. Kondisyon ve tempo olarak Avrupa'nın en üst düzey takımı olan
United'a karşı onlardan daha tempolu oynayarak başladılar oyuna.
Click to continue reading...
a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"
href="http://2.bp.blogspot.com/_9vleBtKrn2Q/ScOvXjA2c9I/AAAAAAAABO4/fEtdkkv5uBE/s1600-h/2463403123_45e74905cf.jpg"img
style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width:
400px; height: 266px;" src="http://2.
Click to continue reading...
Bask Bölgesi'nin en büyük şehri Bilbao'nun "Katedral" olarak
adlandırılan mabedi San Mames'ten bir görünüş. Sene 1957. United o
talihsiz uçak kazasını yaşamadan bir sene öncesi. Fotoğraf Athletic
Bilbao-Manchester United maçından. Avrupa'da ve İngiltere'de rakipsiz
gösterilen Manchester United, dönemin en kuvvetli İspanya Ligi takımı ve
Bask sembolü Athletic karşısında favori gelmiş şehre.
Click to continue reading...