Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi yaklaşmışken arzulanan bol gollü bol heyecanlı derbileri tekrar
hatırlamak hem güzel bir nostalji hem de hafta sonu için belki tekrar bir benzeri olur temennisi
olacaktır. İki tane derbi küpürü var karşımızda bu defa. Biri 1990 yılında Gordon
milne'in efsane Beşiktaş'ının Türkiye'de kasırga gibi esmeye başladığı dönemden.
Click to continue reading...
"Yaşı 55'i aşmış benim kuşağım için dün bir çağ yırtıldı, yeni bir çağ dokunmaya
başlandı galiba... Benim kuşağım Macaristan galibiyetini bir 32 yıl Türk futbolunun en doruk
başarısı olarak bir aşılmaz servet diye taşıdık. Dünkü Galatasaray sonucundan sonra
artık gönlümüzdeki Macar şatosunu yıkıp yerine bir sarı-kırmızılı saray yapmalıyız.
Click to continue reading...
2002 yazının başında tüm okul ahalisi toplanmış Fransa-Senegal maçını izlemiştik.
Maçtan önce Henry ve Zidane hayranı, o kupada Fransa'yı destekleyeceğini söyleyen çok
arkadaş vardı okulda. Lakin maç başladıktan ve Senegal'in mücadelesini ve karşılık olarak
Fransızların kendilerine has kibirlerinin sahaya yansıdığını görünce maçı izleyen
güruhun tamamında ibre Senegal'e kaymıştı.
Click to continue reading...
Galatasaray'ın Kadıköy'de maça çıkmadan önce üretip maçtan sonra satamayıp zarar ettiği
derbi tişörtlernin bir farklı modeli var karşımızda. Bir Manchester United-Chelsea maçından
önce Manchester'da üretilen ve maç günü Old Trafford tribünlerinde çok sayıda kişide
takılı olan rozetlerde yaklaşık olarak "Chelsea!
Click to continue reading...
Enke'den sonra daha şok halindeyken bu sefer De Nigris'in vefat haberi geldi. Türkiye liglerine
gelen yabancılar arasında son dönemde en çok sempati duyduğum oyunculardan biriydi. Kalp
rahatsızlığı olduğunu daha önceleri duymuştum. Futbolu bundan dolayı bıraktığını
zannediyordum ki bu sabah ki kötü haberin ardından Larissa'da oynadığını öğrendim.
Click to continue reading...
Emad 95'te kafayı vurdu Mısır'da zelzele oldu. Rivayetlere göre aynı şiddette Cezayir'de de
hissedilmiÅŸ.
Click to continue reading...
Spor medyasına haklı olarak çok yükleniyoruz ama yine de son 20 yılda futbolumuz ile birlikte
spor basını da iyi-kötü bir evrim geçirdi. İlk küpürümüz 13 Kasım 1984'ten.
Fotoğraftaki abla Diyarbakır'lı ünlü falcı "Gülizar Bacı". Milliyet kendisine maçın skoru
ile ilgili kehanetini sormuÅŸ.
Click to continue reading...
90 sene önce Çanakkale'den yeni bir kıtaya çıkmışlardı. Şimdi Ümit Burnu'ndan başka bir
kıtaya birlikte çıkacak Anzaklar. Bu sefer süngü ve tüfek ile değil krampon ve futbol topu
ile çıkarma yapacaklar. Hem de İngilizlerin menfaati için değil kendi ülkeleri için
çarpışacaklar.
Click to continue reading...
Türk futbolunun yavaş yavaş Batı ile entegre çabaları içine girdiği 1950'lerin hemen
başında o dönem İngiliz lig'inde de oldukça güçlü takımlar arasında olan Sunderland 13-21
Mayıs tarihleri arasında İstanbul turuna çıkmış. O dönem seçimler yeni yapılmış ve
Celal Bayar Cumhurbaşkanı olmak üzere yine de tüm bu gündem maddelerine rağmen İngiliz
takımının maçlarına İstanbul'da yoğun bir ilgi varmış.
Click to continue reading...
Michael Thomas'ın 1989'da Anfield'da attığı ve şampiyonluğu Arsenal'e kazandırdığı tarihi
golün hemen ardından çekilmiş bir fotoğraf karesi. Thomas golü atmış bulutların üzerine
çıkmak üzere iken Liverpoollular'ın ise Anfield Road üzerlerine çökmüş adeta. 26 Mayıs
1989'da oynanan maçın önemini ve bu golün dramatikliğini şöyle anlatabiliriz.
Click to continue reading...
Fotoğraf 2001 yılındaki FA Cup finalinden. Wembley inşaat sahası olduğu için Cardiff'deki
Millenium Stadyum'unda oynanmıştı Arsenal-Liverpool finali. Ljunberg'in golüyle öne geçmesine
rağmen o dönemler Liverpool'un en öldürücü silahı olan Owen'ın son 10 dakikada attığı
iki gol ile Liverpool'a 2-1 kaybetmiÅŸti Arsenal.
Click to continue reading...
Yazının başlığı "14. Yılın Dün'ü". 14 yıl sonra gelen Galatasaray şampiyonluğunun
tescillendiği Gs-Eskişehirspor maçının ertesinde 8 Haziran 1987'de İslam Çupi tarafından
kaleme alınmış. Bir şampiyonluk sevinci ancak bu kadar güzel tasvir edilebilir. Ama 22 sene
sonra bizlere verdiği mesaj bu güzellemeyi ezeli rakip ile sembolleşmiş bir spor adamının
dile getirmiş olmasıdır.
Click to continue reading...